



|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Açık kaynak travması |  |
Wired dergisinin elektronik edisyonunda Kevin Kelly imzalı bir yazıda, Bill Gates’in “Açık kaynak destekçileri bir nevi yeni zaman komünistleridir” dediği yazıldı...
Barbaros Devecioğlu
Bu lafı söyleyen Bill Gates olunca, bu sözler; standart bir yarım akıllı, yahut muhafazakâr görüşleri savunan herhangi birinin gündelik politik çıkışlarından çok farklı bir anlam taşıdığı aşikâr. Dünyanın en büyük şirketinin kurucusu ve sahibi, dünyada en yaygın olarak kullanılan, hatta herhangi bir kişisel bilgisayar aldığınızda (Mac hariç) otomatik olarak makinenize yüklenmiş olarak gelen yazılımların üreticisi; başka bir deyişle bizi uzun zamandır kendi ürünü dışında başka bir alternatifimiz olmadığına inandırmış (uzun zamandır bunun tersini söyleyen bir grup aklı başında insanı ayrı tutmak gerekir), birinin açık kaynak yazılımlarına ve destekçilerine ilişkin “yeni zaman komünistleri” demiş olmasının çok önemli bir kıymeti harbiyesi var. Son yıllarda ağırlıklı olarak Avrupa Birliği sınırları dahilinde Microsoft aleyhine açılan ve çoğunluğunda Microsoft’un mahkum edildiği anti tekel davaları bile Bill Gates’i açık kaynaklı yazılımların daha yaygın olarak kullanılması ve yine aynı yazılımları kullanarak geliştirilen ürünler kadar tedirgin etmiyor belli ki. Açık kaynak yazılımları bedava, başka bir deyişle bir araya gelip, bunları yazan ve geliştirenler bu yazılımlar sayesinde dünyanın parasını kazanıp, bu alanda bu tekel olmaya çalışmıyorlar; hatta para kazanmaya çalışmıyorlar. Bu durum mevcut dünya düzeni içerisinde ağır bir travmaya neden oluyor. Dibi göründü demek mümkün değil On küsur yıl önce internet devriminin kabloların içinde sürekli koşan küçük adamlar aracılığıyla bütün dünyaya demokrasi taşıyacağını iddia eden, ama bunu aslen bu fikirleri bu alanda doğan sınırsız ticaret potansiyelini görerek “demokrasi gelecek” diyenlerin travma geçirmeleri son derece normal. Bilgileri ve yaratıcılıkları ile aslında çuvalla para kazanabilecek birtakım insanların “Biz para istemiyoruz bilgimizi ve yarattığımız ürünü herkesle paylaşacağız” deyince arıza çıkmaması acayip olurdu zaten. Normal kapitalist bir işletmede akıllara zarar paralar kazanabilecek bu insanların hiç kullanım hakkı talep etmeden, lisans parası istemeden “copyrigth” lafını “copyleft” olarak değiştirerek gösterdiği davranış biçimi, insanlığın mağlup olduğu alternatif bir dünyada düzeni bozmaya teşebbüs etmeye çalışmaktan ötürü ağır hapis cezaları ile taltif edilebilirdi. Açık kaynak yazılımlarına ve “creative commons” anlayışına gösterilen tepkiler şimdilik sadece Bill Gates gibi onları “yeni zaman komünistleri” olarak göstermekten ibaret. Ancak kâr amacı gütmeden, bilgiyi tekeline almadan herkesin kullanımına üstelik bedava olarak açmak fikri zaten yeterince başı belada olan düzen için en kârlı, yeniliğe ve tahakküme en açık yepyeni bir alanın berhava olması manasına geliyor. Açık kaynakçılara karşı henüz cezai tedbirlerin getirilmeyişin nedeni ise olsa olsa düzenin sahiplerinin henüz bu vaziyetin hakikatine hâlâ inanamamış olmaları büyük ihtimalle. Tahminen dev gökdelenlerin dev camlı en üst katlarında oturdukları koltuklarda hâlâ “Nasıl olur da bunu bedava yapabilirler bunlar deli mi acaba” diye düşünüyorlar. Ümitsizce fikir hakları yasalarının yeniden ve çok daha kuvvetli olarak işler hale gelmesi için devasa lobi faaliyetleri yürütüyorlar. Ama her geçen gün bu çabalar daha da nafile hale geliyor. Sayılamayacak kadar, harcanamayacak kadar çok parayı geri çeviren, üstelik tamamen eşit ve paylaşımcı bir zihniyetle meydana getirdiği ürünü bütün insanlıkla paylaşabilenlerin varlığı düzen açısından en az dünya krizi kadar tehlikeli. Üstelik açık kaynak için “dibi göründü” demek de mümkün değil.
| |
31.05.2009
| | |
| |
|
|
 |
 |
 |
 |
|
|
|