



|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Barbaros Devecioğlu |  |
Barbaros Devecioğlu
Bilgi teknolojileri alanında yaşanan “rahatsız edici” gelişmeler, yani başka bir deyişle özgür ve bedava yazılım, creative commons ve copyleft meseleleri bugün ağırlıklı olarak eğlence endüstrisini ve burada neredeyse bir yüzyıldır hakim olan yapıyı ciddi bir biçimde tehdit ediyor. Örneğin müzik endüstrisinin en büyük isimlerinin ürünlerinden elde ettikleri kâr dağılımı “hard copy”lerden dijital teliflere doğru kayıyor. Son beş senedir dünya müzik piyasasını çeviren dev şirketler dijital haklar, dijital dağıtım konusunda adeta bir varlık mücadelesine girdiler. Ancak zor yoluyla mevcut hakimiyetlerini sürdürmeleri hemen hemen hiç kimsenin olası gördüğü bir durum değil. Burada asıl mesele korsan dijital kayıttan ziyade, şimdiye değin eğlence endüstrisinin dünya medyasıyla elele yürüttüğü yapının değişmesi. Bir zamanlar müzik tüketicisinin yegane kaynağı olan televizyon, radyo ve dergiler (aynı zamanda endüstrinin de bir numaralı tanıtım ve pazarlama araçlarıydı bunlar) artık tüketici üzerinde geçmişte sağladıkları etkiyi kısmen kaybetmiş görünüyorlar.
Bilgi kaynağının tek elden çıkması, küçük parçalara ayrılıp mikro düzeylerde sayısız ve mantar gibi bitmesi, endüstrinin uzun yıllardır yön verdiği kendi pazarlama teknik ve taktikleri için kullandığı en önemli silahı etkisiz hale getirdi. Öte yandan yeni durum milyonlarca küçük ve birbirinden haberdar camia içinde kendi ürünümü dinletecek birilerini bulurum diyen herkese bir icraat şansı verdi ve veriyor. Endüstrinin devleri tarafından kontrol edilemeyen ve yönlendirilmeyen bu vaziyet onların gözünde bir nevi kaos gibi şekilleniyor. Öte yandan tüketici manasında ise son derece şahane bir durum bu. Çeşit çok, çoğunlukla bedava ya da son derece ucuz ve erişilebilir bir ürün var ortada.
Müzik endüstrisi açısından karasal yayın yapan radyoların ve uluslararası platformlara yayılmış dergilerin kısa bir zaman tamamen obsolete olması ihtimali son derece yüksek hatta bazılarına göre kaçınılmaz. Otomobillerde de internetten indirilecek yayınların başlaması ile birlikte karasal radyo yayıncılığının sadece çok belli bir iki format dışında kara şanzımanlı arabalar misali ansiklopedilerin konusu olacağını varsayabiliriz.
Hangi durum gerçekleşecek?
Bu gelişmeler sırasıyla gazeteler ve bildiğimiz klasik televizyon yayınları için de bir müddet içinde geçerli olacak. Sadece maliyet değil, tercih edilen içerik seçme şansı gibi etkenler klasik televizyon yayınlarının büyük olasılıkla sonunu getirecek. Önemli olan bunları bir kahin gibi söylebilmek değil, nitekim lineer bir çizgide ilerleyen bir durum karşısındayız, eninde sonunda yukarıda sözünü ettiğimiz alanlarda yakın geleceğin nasıl şekilleneceği konusunda hemen hemen bütün mecralarda benzer yazılar yayınlanıyor. Asıl olan bu değişikliklerin hangi şartlar ve yasal düzenlemelerle şekillenip, sınırlanacağı. Önemli ideolojik aygıtların güçsüzleşmesi ve etkisizleşmesi mi yoksa şekil değiştirip, başka bir ceket giyip yeniden karşımıza çıkması mı? Hangi durum gerçekleşecek? Yeni teknolojiler kısmi de olsa şimdiye değin sesini duyuramayanlara ucuz ve etkili olanaklar yaratabilecek mi. Ya da tam tersi şimdiye değin sesini duyuramayanlar yeni durumdan faydalanabilecek mi? Şu anda mevcut elektronik izleme ve gözaltı hamleleri, elektronik serbestinin iki katı daha hızlı koşuyor. Bu durum bile bize geleceğin göründüğü kadar serbest ve ideal olamayacağının işareti veriyor. İnterneti kim kontrol edecek tartışması kısa bir zaman bu konuda ABD’nin sahip olduğu ayrıcalıklı durumu tehdit edecek boyuta gelmeden sessizce manşetlerden indi.
Yakında yüzyüze kalacağımız kıdem tazminatlarının kaldırılması çalışması yeni durum konusunda iyi bir örnek teşkil edecek. Kıdem tazminatını hayati bir sigorta (kazanılmış hakkı söylemeye gerek bile yok) olarak görenler bu haklarının gaspedilmesiyle ilgili olarak klasik medyada, bazı istisnalar en küçük bir destek bile görmeyecekler. Bu durumda yeni medya belki de ilk kez efektif olarak kullanılabilecek.
| |
14.06.2009
| | |
| |
|
|
 |
 |
 |
 |
|
|
|