Anasayfa
   Arama
   Yazarlar
Aydın Ayaydın
Bülent Korman
Cem Ceminay
Deniz Güçer
Deniz Uğur
Dilek Önder
Dr. Özlem Cankurtaran
Dr. Seyfullah Dağıstanlı
Dr. Uygar Özesmi
Dr. Yasemin Bradley
Elif Ergu
Engin Akın
Güncel
Güney Öztürk
İclal Aydın
Kemal Yıldırım
Leyla Umar
Mete Tansu
Mutlu Tönbekici
Müge İplikçi
Okay Gönensin
Ömer Özgüner
Reha Muhtar
Sanem Altan
Selahattin Duman
Süha Derbent
Şule TÜRKER
Teoman Hünal
Yusuf Demir










 
Kelimelerin sihri
Değişim, yenilik ve reform kelimelerinin otomatik olarak olumlu bir anlam ifade etmesi, üstelik bu bunları kendilerini anlamlandıran tarihsel çerçevelerden sıyırıp sanki bunlar birlikte kullanıldıkları diğer kelimeler ve bu kelimelerin oluşturduğu ifadelerden tamamen ayrı ve bağımsız bir varlıkmış gibi gösterildiği zaman, karşımıza çıkacak şeyden kesinlikle şüphe duymamız gerekir

Barbaros Devecioğlu

Nitekim tarih bize bunun bir çok örneğini gösterdi. Eğer bu üç kelime sık sık kullanılıyor ve yine bu üç kelimenin işaret ettiği vaziyetin olumlu olduğu varsayılan sonuçları toplumda net bir hedef göstermiyorsa şayet yine tarihin bize gösterdiği gibi bu üç kelimeyle şekillendirilmiş fikir külliyatı toplumun çoğunluğunu oluşturan kalabalıkların aleyhine çalışacak mekanizmaları yağlamak için kullanılıyordur. Genelikle hakikatler bu sihirli sözcüklerin ardında sinsice bekler ve zamanı geldiğinde yine sihirli ama belki de daha az sihirli başka sözcüklerle paket edilip adeta görünmez uçak gibi toplumun semalarında belirirler.
Özgürlük ve bilinmeyen bir gelecekten umulan fırsatlar bizi sürekli bir hayat gailesi içinde çırpınmaya zorluyor. Uzunca bir süredir değişim, yenilik ve reform laflarının sıkça edildiği bir dönem hüküm sürüyor. Küresel krizin tahrip edici dalgaları memleket kıyılarına ulaştığından beri bu laflar az da olsa kıymetini yahutta itibarını kaybetti ama hala bir itici güce sahipler. Ancak bu ne kadar sürecek belli değil. Hiç bir toplumsal mutabakat olmadan gerçekleştirilecek değişim ve reformların kimin işine geleceği ve nasıl işleyeceği çok meçhul bir konu. Beklenen kriz şayet gecikseydi ya da söylendiği gibi buradan geçmeseydi toplumsal mutabakat ihtiyacı hiç hissedilmiyebilirdi. Fakat arzuların aksine kriz burada ve her geçen gün etkisini arttırarak sürdürüyor.
Tohum Yasası gerçeği
Değişim, reform ve yenililer geniş kitleleri nasıl etkileyecek, onlar için aslında neler vaadediyor. Asla bu konuda net bir fikir sahibi değiliz. Sadece bazı laflar etraflarında bir hare oluşturularak ve alabildiğince yüceltilerek hababam tekrar ediliyor.
Bu hayhuy içinde bu ay parlamentoya gelecek tohum yasası taslağı büyük bir ihtimalle sessizce yasalaşacak. Bu kanunun parlamentodan bir önce geçmesini isteyen dev tarım tekelinin neden ısrarla bu kanunun geçmesini istediği yine görünmez bir perde arkasında kaldı. Şu anda Türkiye’de hangi tarım ürünleri genetiği değiştirilmiş olarak piyasaya sürülüyor belli değil. Kanun geçtikten sonra ne olacağı ise tamamen bir muamma. Bu kanun ve onu izleyecek benzer uygulamalar da korkarız ki reform ve yenilik sınıfına giriyor. Bir değişimin yaşandığı kesin ancak bunun halkın yararına olacağını söylemek mümkün görünmüyor.
Genetiği değiştirilmiş gıdadan sonra sırada içme sularının özelleştirmesi var. Eğer yenilik, değişim ve reform buysa vay halimize.



05.07.2009
 
 
 OKUYUCU YORUMLARI Yorum Yapmak İçin Tıklayınız 

Yazarımızın Diğer Yazıları

 Suyun kenarında hakikatı beklemek  (20.12.2009)
 Lexus ve zeytin ağacının sırrı  (05.12.2009)
 Zihin açıcı Abel Ferrara filmleri  (29.11.2009)
 Piyasanın sıkıntısı: Otoriter mi serbest mi?  (21.11.2009)
 Zahiri hakikat makineleri  (01.11.2009)
 Bünyeye göre haber dönemi  (25.10.2009)
 Freak Brothers Toplu eserler  (11.10.2009)
 Eski zaman canavarı ve ölümsüzlük  (04.10.2009)
 Onlar ölümsüz, biz sefil...  (27.09.2009)
 Demokrasinin geleceği  (20.09.2009)
 Rasyonel düşünce ve makineler  (06.09.2009)
 Makinedeki hayalet  (30.08.2009)
 Makinelerin gücü  (23.08.2009)
 Gelecek nasıl şekillenecek?  (16.08.2009)
 Kelimelerin sihri  (05.07.2009)
 İnsanlık ve bilimsel ilerleme  (28.06.2009)
 Vicdan problemi  (21.06.2009)
 Barbaros Devecioğlu  (14.06.2009)
 Açık kaynak travması  (31.05.2009)
 Yeni bir memleket inşa etme çabası  (24.05.2009)
 Geleceğin makine kırıcıları  (10.05.2009)
 İnsanlık nasıl yoldan çıkar?  (03.05.2009)
 Macera ve heyecan dolu bir gelecek  (26.04.2009)
 Karanlık resimler  (19.04.2009)
 Kapitalizm’in kötü tohumları  (12.04.2009)
 Efendiliğin ayak sesleri  (05.04.2009)
 iPhone yahut sosyalizm  (22.03.2009)
 Friedman gazı...  (08.03.2009)
 Vaziyet karışık  (01.03.2009)
 Tehlikeli arabalar ve hayat tarzları  (23.02.2009)

 

Gazetevatan.com Portalları bizeulasin@gazetevatan.com | Vatan Fax: 0212 505 60 09
-Ünlü Ansiklopedisi
-Top 100
-Foto Galeri
-Video
-Hava Durumu
-Yol Durumu
-Mailbox
-Otostop
-Sinema
-Astroloji
-Oyun Parkı
-Bulmaca
-EmlakVatan
-Vatan Enuygun
-Vatan Eğitim
-Tekno Park
-Net Tribün
-Vatan İddaa
-Şöhret Avcısı
-Oto Avcısı
-Neydim Ne Oldum
-Tipin miyim?
-Şirin miyim?
-Yarışsana
-Blog
-Son Dakika
-Gündem
-Siyaset
-Dünya
-Ekonomi
-Yaşam
-Spor
-Magazin
-Medya
-Yazarlar
-Foto Belgesel
-Garip ama gerçek
-Sağlık
-Teknoloji
-Konut&Emlak
-Otomobil
-Karikatür
-Finans
-Bugünkü Vatan
-Tüm manşetler
-Yazarlar
-Şehir Rehberi
-Bizim Kahve
-Pazar Vatan
-Vatan Kitap
-Promosyon
-Künye
-Fortune
-Madame Figaro
-inStyle
-Boxer
-inStyle Home