Televizyon kanallarında geç saatlerde genellikle berbat derecede kötü Amerikan filmleri yayınlanır
Barbaros Devecioğlu Bunların çoğunda vergi vermeyi reddeden, silah taşıma hürriyetinin bir numaralı özgürlük kanıtı olduğunda ısrarcı ve yakın bir gelecekte Amerikayı, Birleşmiş Milletlerin yöneteceği paranoyası ile hareket eden karakterler resmedilir. Genellikle bu filmlerde bu paranoyak karakterler ya ölür ya da “doğru yola” gelir. Tahminen bu filmler bir yandan paranoya ve milyonlarca komplo teorisi ile beslenen bir insan cinsinin varlığına işaret eder. Dünyayı küçük bir elitin yönettiğine, bu elitin komplolar düzenleyerek ve bütün yönetim mekanizmalarını idare ederek insanlığı adeta bir sürü gibi yönlendirdiğini düşünür. Bu kadar aşırı olmamakla birlikte komplocu eğilimlere sahip yazıların zaman zaman yayınlandığı bir web sitesinde; yakın geleceğin trendlerini tespit etmekte son derece popüler bir isim olan Gerald Celente’nin krizin göbeğinde iddia ettiği Amerikan sağının başkaldırması veya kendi deyimiyle “Yeni Amerikan Devrimi” teorisini, hegemonya tezleriyle birleştirip inanılmaz derecede karanlık bir tablo çizen uzun uzun yazılar yayınlandı. Fantastik ve akıl dışı mevzular bir yana bırakılırsa, geleceğin resmini çizmek için veri toplayan ve ardından bunları analiz eden bir dolu düşünce kuruluşunun yazdığı ve yine sadece nihayetinde batılı hayat tarzının azami tehlike altında olduğunu işaret eden bir çok rapordan alıntı yapan bu yazı, eski Sovyet Cumhuriyetleri ve Ortadoğu’da mevcut enerji kaynaklarının sahipliği, Asya’daki nüfus artışı ve ekonomik gelişmenin olası etkileri, nükleer silahlara sahip rogue devletlerin yarattığı belirsizlik ve tehlikelerin son on yıldır her düşünce kuruluşunun verdiği raporda yer aldığına işaret ediyor. Sonuç olarak bu yazı yakın bir gelecekte dünyada bildiğimiz demokrasi modelinin tarihe karışacağını büyük harflerle ilan ediyor. Başka bir deyişle dünyanın mevcut hâliyle idare edilemez olduğunu ve bu yüzden demokrasinin (seçimi kastediyor) rafa kaldırılacağını söylüyor. Kötümserler ve komploculara herhangi bir çözüm de önermiyor. Sıradan ölümler için komplo teorileri Belki de bu yazının en ilginç bölümü Batı’da uzun bir süredir çok ciddi bir gelir adaletsizliğinin hüküm sürmekte olduğunu söylemesi. Nitekim bu tespit 2007 yılında İngiliz Savunma Bakanlığı’nın hazırladığı ve sadece bir bölümünün halka açıklandığı bir raporda da mevcut. Üstelik bu rapor kriz öncesi yazılmıştı. Komplo teorisyenlerinin haklı olduğu bir nokta var. Dünyanın idaresi giderek zorlaşıyor. Geçen hafta CNN International Afganistan’daki savaşa olan desteğin Amerikan kamuoyu nezdinde en düşük düzeye ulaştığı haberini verdi. İşşizliğin ve gelir adaletsizliğinin sürekli arttığı, memnuniyetsizliklerin had safhaya vardığı bir durumda daha radikal çözümler önerenlerin popüler olması kaçınılmaz. Askeri harcamaların artması, izleme gözetleme ve denetleme faaliyetlerinin maksimum boyutlara varması gösteriyor ki paranoyak olanlar sadece komplocular değil. Pentagonun, vicdanı olmayan asker yetiştirme faaliyetlerine destek olması ve insansız savaş makinelerinin 2025 yılında Amerikan ordusunun dörtte birini oluşturacağı haberleri de rahatsız bir geleceğin işaretini veriyor. Kötümserler ve komplocuların durum tespitleri konusundaki titizlikleri sıradan ölümlüler için vaziyetin giderek zorlaşacağını iddia ediyor. Buna katılmamak mümkün değil ancak çözümü büyücülerde değil insanlığın kendisinde görmek en efendi durum kanımızca.