Barbaros Devecioğlu Neredeyse çeyrek asır önce ilk kez bir Freak Brothers çizgi romanının kapağını görene kadar, çizgi romanların tamamının memlekette bildiğimiz, okul harçlığımızla satın alıp biriktirdiğimiz, beyaz adam, kırmızı ceketli ve kızılderililer arasında geçen hikayeler anlattığını sanırdım. Dünyanın doğusundan gelen biri için Freak Brothers tamamem “freak” bir eserdi. Şişko Freddy’nin kedisi ve daimi olarak askeri nizam içinde hareket eden karafatma ordusu ise insan muhayyilesinin daha doğrusu batılı insan muhayyilesinin komple “freak” nizama balıklama dalmış bir örneği gibiydi. Alan Moore, kendisinin yazdığı ve yetişkin çizgi roman ekolunun ilk örneği sayılan “Batman; the Dark Knight Returns” raflara çıkıp umulanın çok üzerinde bir ilgi topladıktan sonra Guardian gazetesinde kendisiyle yapılan bir söyleşide “Çizgi roman, kitlelere fikrinizi anlatmak kullanabileceğiniz en direk ve en basit metoddur” deyince küçük çaplı bir hadise çıkmıştı ancak o günden bu güne, bu görüşün doğruluğu defalarca doğrulandı. Freak Brothers, stil ibarıyla Moore’un hatta Frank Miller’in gösterişli ve etkileyici tavrından çok uzaktı. Ancak dahil olduğu “underground comics” anlayışının en başarılı örneği idi. Yeraltı çizgi roman geleneğinin bir nevi yaratıcısı sayılan Robert Crumb’un yazdığı ve çizdiği eserler ve onların “ekonomik” çizgi tarzı 60’ların sonundan 70’lerin sonuna kadar her ne kadar underground sayılsalar da çizgi roman camiasının yetişkinliğe ve politik duruşa sahipliğine geçişinin temelini oluşturdu. Freak Brothers ise ilk kez resmi olarak 1971 yılında yayınlandı. Bazı iddialara göre serinin yaratıcısı Gilbert Shelton’nun bu tarihten önce çizdiği sayılar mevcut ama yine iddialara göre bu sayılar çalınmış ve başka isimler altında yayınlanmış.
Dönemin en az Freak Brothers kadar başarılı ancak ömrü onun kadar uzun olmamış bir başka serisi ise “Slow Death”. Bu serinin ilk kitabı “Cancer” tek formalık siyah beyaz ve neredeyse bedavaya satılıyordu. Cancer sayısı; Vietnam savaşının meşhur ve öldürücü gazı Agent Orange, fosforlu saatler üreten fabrikanın kadın işçileri, sigara tekelleri gibi rahatsız mevzuları konu olarak seçmişti. Hem Freak Brothers hem de Slow Death, küresel ekonomik vaziyetin zenginleşmesi ile paralel olarak popüleritelerini kaybettiler. Özellikle 80’lerin ikinci yarısında daha gösterişli daha renkli daha çok para harcanmış çizgi romanlar rafları doldurmaya başladı. Ancak Freak Brothers’ın ifade özgürlüğünün aslen ne manaya geldiğini binlerce kelimelik makalelerden çok daha net anlatan ama kütüphanelerde kendine duracak yer bile bulamayan gösterişsiz sayıları monetary policy’nin yarattığı manasız zenginlik ve manasız tüketim dalgasında boğuldu.
Freak Brothers’ın 600 sayfalık bir külliyatının toplu eserler cilt bir nizamında yeniden basıldığını duymak ölümsüzlüğün Ray Kurtzweill’e değil kıymetli eserlere ait bir hakikat olduğunu gösteriyor. Gelecek belirsiz yahut karanlık da olsa, onu geçmişin konforuna tercih etmekle beraber Freak Brothers toplu eserler birinci cildinin dünyaya geri dönmesini saygı ve hürmetle karşılıyoruz.