Anasayfa
   Arama
   Yazarlar
Aydın Ayaydın
Bülent Korman
Cem Ceminay
Deniz Güçer
Deniz Uğur
Dilek Önder
Dr. Özlem Cankurtaran
Dr. Seyfullah Dağıstanlı
Dr. Uygar Özesmi
Dr. Yasemin Bradley
Elif Ergu
Engin Akın
Güncel
Güney Öztürk
İclal Aydın
Kemal Yıldırım
Leyla Umar
Mete Tansu
Mutlu Tönbekici
Müge İplikçi
Okay Gönensin
Ömer Özgüner
Reha Muhtar
Sanem Altan
Selahattin Duman
Süha Derbent
Şule TÜRKER
Teoman Hünal
Yusuf Demir










 
Yollarda...
İstanbul Goethe Enstitüsü’nün son derece anlamlı ve yerinde bir projesi geçtiğimiz günlerde Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda, Yehudi Menuhin Salonu’nda nihayetlendi.

Müge İplikçi

“Gelecek, kültürlerin birleşmesiyle şekilleniyor” başlığı altında sayısız deneyimi bir arada buluşturan bir projeydi “Yollarda.” Daha resmi bir adı da var: Avrupa Edebiyatı Türkiye’de, Türk Edebiyatı Avrupa’da.

Kültürün dünya içerisindeki değer ve öneminin altını çizen bu cesur girişimde farklı ülkelerden yaklaşık elli yazar, sayısız müzisyen, fotoğrafçı ve film yapımcısı bir araya geldik. Öncelikle Türkiye’nin 24 ilinde gerçekleşen buluşmalara yurt dışından davet edilen yazarlar eşlik etti; ardından Avrupa’nın sekiz ülkesine Türkiyeli yazarlar konuk oldu. Tüm bu buluşmalar konserler ve sergilerle desteklendi. Dahası var: Bu gidilen yerlere kitaplar, dizüstü bilgisayarlarla donanmış gezici kütüphane niteliğinde bir otobüs eşlik etti hep. O illerdeki öğrenciler, büyük küçük herkes gezdi otobüsün içini. Konuk yazarların kitaplarını gördü, onların yazarlarıyla tanışıp sohbet etme şansını yakaladı.

Bu kuşatıcı deneyim esnasında şunları düşündüm: Yol bir vaattir. Değişmeyi ve dönüşümü göze aldığınız bir vaat. Bir risktir de. Değişirken belleğinizle yüzleşmeniz gerekebilir ve bu yüzden değişim zordur. Eskiyi yeniye taşımak; bu taşımayı gerçekleştirirken hatırlamakla unutmak arasındaki uçları bir kez daha gözden geçirmek.

Sanatın birleştirici gücü

İster modernitenin seyrine eleştirel bakalım, kısaca hâlâ ondan öğrenecek şeylerimiz olduğunu savlayalım, ister onun her alanının çürümüşlüğünü irdeleyecek postmodern bir görüşe sahip olalım, şurası aşikâr ki bugünkü yaşamın dinamiği neo-liberal politikaların muhafazakâr üslubu içerisinde akıyor. Irkçılığın dünyanın hemen her yerinde dolaylı ya da doğrudan kendini var ediyor oluşu bunu kanıtlıyor. Dine, dile, etnisiteye, cinsel kimliklere yönelik tuhaf bir tutuculuk söz konusu ve bu tutuculuk sınır tanımıyor. Bir yandan özgürlüklerin yeniden var edilmesi tartışılıyor, diğer yandan insanı ürküten bir ırkçılığın ortasına düşmüş hissediyoruz kendimizi.

Böyle bir dünyanın yazarları, sanatçıları olarak ayrı diyarlarda farklı insanlarla buluşurken sanatın birleştirici gücünü görmek mutluluk vericiydi. Politikanın yanına en büyük direnme gücü olarak sanatı teğelleyebilmek; insanı insan yapanın masalara vurmak değil masaya oturup konuşabilmek olduğunu görebilmek. O zaman neden yerel ve genel politikaların sanatı, dolayısıyla düşünceyi hemen her fırsatta yok sayma eğiliminde olduğunu da çok net anlıyorsunuz. Masalara vurarak korku toplumu yaratmak kolaydır, buna karşılık endişeyi bertaraf edecek düşüncelere yelken açacak ortamlar yaratmak, yüzyüze bakarak hayal etmek pek zor ve külfetlidir.

Evet kim ne derse desin çağımızda sanata ve onun vereceği ilhama hemen her şeyden daha çok ihtiyacımız var. Sırf bu yüzden başta İstanbul Goethe Enstitüsü müdürü Claudia Hahn-Raabe, Fügen Uğur ve Çiğdem İkiışık olmak üzere bu projede emeği geçen bütün ekibe sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Yolları, sanatı, edebiyatı, kültürü ve onların kendine has seslerini bizlere yeniden hatırlattıkları için...


04.07.2010
 
 
 OKUYUCU YORUMLARI Yorum Yapmak İçin Tıklayınız 

Yazarımızın Diğer Yazıları

 Yollarda...  (04.07.2010)
 Demokrasi ertelenemez “Herkesin çocuklar için yapabileceği bir şey vardır”  (27.06.2010)
 Vuvuzela  (20.06.2010)
 Bir sohbet  (13.06.2010)
 Barışın dili  (07.06.2010)
 İş  (30.05.2010)
 Sivil yaşam  (23.05.2010)
 Bir rüyam var  (16.05.2010)
 Annelerin hüzünlü hayalleri  (09.05.2010)
 Çağımızın beklenmedik durumları  (02.05.2010)
 Kül yutmaz  (25.04.2010)
 23 Nisan  (18.04.2010)
 Geleneği sansür olan ülke  (11.04.2010)
 Vaatler  (04.04.2010)
 Hipopotamlar  (28.03.2010)
 Ve bahar çıkar gelir  (21.03.2010)
 Elazığ’ın kerpiç evleri  (14.03.2010)
 Bahar  (07.03.2010)
 Hayatlarımızdaki grizu patlamaları  (28.02.2010)
 Mucizeden kalanlar...  (21.02.2010)
 Sevgi  (13.02.2010)
 Teşekkürler tekel işçileri  (07.02.2010)
 Başbakan’a bir mektup da benden  (31.01.2010)
 Porto Prens’teki mucize: İmran  (24.01.2010)
 Aynası işi olanlara  (17.01.2010)
 Bilgi ve şevkat yuvası: Darüşşafaka  (10.01.2010)
 Yeni yıl yazısı  (03.01.2010)
 Kötülüğün sıradanlığı  (27.12.2009)
 Türkiye ve çocuklar  (20.12.2009)
 Özgürlük mümkün mü?  (13.12.2009)

 

Gazetevatan.com Portalları bizeulasin@gazetevatan.com | Vatan Fax: 0212 505 60 09
-Ünlü Ansiklopedisi
-Top 100
-Foto Galeri
-Video
-Hava Durumu
-Yol Durumu
-Mailbox
-Otostop
-Sinema
-Astroloji
-Oyun Parkı
-Bulmaca
-EmlakVatan
-Vatan Enuygun
-Vatan Eğitim
-Tekno Park
-Net Tribün
-Vatan İddaa
-Şöhret Avcısı
-Oto Avcısı
-Neydim Ne Oldum
-Tipin miyim?
-Şirin miyim?
-Yarışsana
-Blog
-Son Dakika
-Gündem
-Siyaset
-Dünya
-Ekonomi
-Yaşam
-Spor
-Magazin
-Medya
-Yazarlar
-Foto Belgesel
-Garip ama gerçek
-Sağlık
-Teknoloji
-Konut&Emlak
-Otomobil
-Karikatür
-Finans
-Bugünkü Vatan
-Tüm manşetler
-Yazarlar
-Şehir Rehberi
-Bizim Kahve
-Pazar Vatan
-Vatan Kitap
-Promosyon
-Künye
-Fortune
-Madame Figaro
-inStyle
-Boxer
-inStyle Home